Connect with us

World

405 GÜN BOYUNCA PASİFİK OKYANUSTA KALIP SAĞ KURTULAN BALIKÇI : José Salvador Alvarenga

Yayınlandı

on

Haberi Paylaşın!

Meksika’da yaşayan bir balıkçı Jose Salvador Alvarenga (37), 21 Aralık 2012’de arkadaşı Ezequiel Cordoba ile AlvarengaEl Salvador sahillerinden, 7 metrelik bir fiber tekneyle denize açılıyorlar. Fakat gün batımında ikisi de dönmüyor evine. Derken Pasifik Okyanusu’nda kayboldukları anlaşılıyor.

“Pi’nin yaşamı” filmini izleyenler bilir, aylarca bir aslan ile okyanusun ortasında kalan genç bir çocuğun hayat hikayesini anlatıyordu. Bu kez film değil gerçek, tek fark bir aslan yok. Balıkçı Jose Salvador tam 405 gün boyunca Pasifik okyanusunda hayatta kalmayı başardı. Peki ama nasıl ?

Meksikalı bir balıkçı olan Jose Salvador Alvarenga, 21 Aralık 2012 günü arkadaşı Ezequiel Cordoba ile El Salvador sahilinden 7 metrelik bir tekne ile ayrılıyor. Gün batımına kadar dönmeyi planlarlar fakat olaylar bekledikleri gibi gitmez ve 2 balıkçı Pasifik Okyanusunda kaybolurlar. Aradan 405 gün geçer ve tekne okyanusta sürüklenerek Marshall adalarına kadar ulaşır.

Meksikalı bir balıkçı olan Jose Salvador Alvarenga, 21 Aralık 2012 günü arkadaşı Ezequiel Cordoba ile El Salvador sahilinden 7 metrelik bir tekne ile ayrılıyor.

Fakat içinde sadece Jose bulunur diğer balıkçı Ezequiel tekneden çıkmaz. Bunun üzerine Jose Salvador karaya ayak basar basmaz arkadaşını öldürmekle suçlanır.

Jose Salvador Alvarenga

Basının karşısına çıkar çıkmaz Alvarenga’ya ilk yöneltilen soru “Yolculuğunuz nasıl geçti” oluyor. “Kötü düşünceleri aklıma getirmemeye çalıştım ki etrafta sizi ümitlendirecek hiçbir belirti yokken bu sandığınızdan daha zor” diye yanıtlıyor Alvarenga. “Sürekli dua ettim. Tanrı’nın beni koruduğuna inandım.” Hiç köpekbalığı tehlikesiyle karşılaşmamış. Avlanan balıkları koymak için teknede bulunan sandığa girip yakıcı güneşten kendini korumuş.

PES ETMEMEK İÇİN BİR HEDEFİNİZİN OLMASI GEREKLİ

Jose Salvador Alvarenga

Anlattıklarına bakılırsa, altın kural: “Ne kadar susarsan susa asla deniz suyuna meyletme!” Tecrübeli balıkçımız bu kurala harfiyen uyuyor; yağmur suyu en büyük kurtarıcısı. Yetersiz kaldığı zamanlarda da kendi idrarını içiyor. Yemekse küçük balıklar ve martılar… Bir de kaplumbağa kanı içtiğini söylüyor. “Yemek ve içecek bir şeyler bulmak için uğraşmak beni ayakta tuttu. Pes etmemek için bir hedefiniz olması önemli” diyor.

ARKADAŞINI YEDİ Mİ ?

Jose Salvador Alvarenga

Alvarenga, arkadaşının 4 hafta sonra öldüğünü ifade ediyor. Ona göre, arkadaşı mücadeleyi erken bırakmış. Cordoba ne balık ne de martı tutmak için çaba harcamış. Ama buradan Alvarenga’nın pek paylaşımcı olmadığını da anlıyoruz. Gerçi Cordoba kaplumbağa kanı içmek için gayret göstermiş ama midesi kabul etmemiş. Kaderine öyle teslim olmuş ki son nefesini verirken de ağzından hiçbir söz çıkmamış. “Uzandığı yerde yan döndü ve artık ölmüştü” diyor Alvarenga. “Onun adına çok üzüldüm.” Akabinde genç arkadaşının cansız bedenini tekneden atmış.

Jose Salvador Alvarenga

Uzmanlarsa bir balıkçının, hele de okyanusun ortasında bir cesedi asla atmaması gerektiğini, çünkü bunun civardaki köpekbalıklarını çekeceğini ve kendisi için büyük tehlike yaratacağını bilmesi gerektiğini kaydediyor. Alvarenga ise anlattıklarının doğruluğunda ısrarcı. Bizim de arkadaşına tam olarak ne olduğu konusunda ona güvenmekten başka çaremiz yok. Yine de bu, basında “Aslında arkadaşını yedi” türünde yorumlar okumamıza engel değil. İlginç olan, Alvarenga’nın kaybolmadan öncekine göre daha kilolu görünmesi. “Ona böyle kilo aldıran martı, balık ve kaplumbağa kanı üçlüsü olabilir mi” diye soruyor bazı gazeteciler. Ki bunları da düzenli bulamadığını düşünürsek; zor. Doktorlar, bunun sadece yemeye bağlı olmadığını; deniz suyu, güneş ve açlığın da şişkinliğe sebep olabileceğini söylüyor. Bahtsız balıkçı Cordoba’nın 29 yaşındaki ağabeyi Romeo ise The Telegraph Gazetesi’ne “Neden öldüğüne dair en ufak bir kanıt yok. Avlanmayı nasıl beceremedi? O kadar güçsüz biri değildi. Okyanus şartlarının ne denli zorlu olduğunu tahmin ediyoruz ancak kafamızdaki soru işaretlerini gidermemiz lazım” diye konuşmuş.

Jose Salvador Alvarenga

Peki Alvarenga gerçekten nasıl kurtuldu? Ebon Atoll’a ayak bastığında ilk duyduğu ses tavuk gıdaklaması. “Fakat hiçbirini göremedim. Sesin olduğu yere doğru gittim ama çok yorgundum” diyor. Sonra adanın iki yerlisi onu fark ediyor. Yanına geliyorlar. Ona hindistan cevizi ve su veriyorlar. Akabinde evlerine götürüp tedavi ediyorlar. Polise haber veriliyor. İlk incelemede teknede kamplumbağa kabukları ve kuşların kemiklerine rastlanıyor. Polisle birlikte işin içine basın da girince Alvarenga “mucize adam” olarak huzurlarımıza geliyor. İlk resmi tedavi Majuro’da bir hastanede gerçekleştirilmiş. Doktorlar dudaklarında hiç çatlak bulunmamasına, teninin o kadar da kararmamasına, yürüyüşünün hiç fena olmamasına bir hayli şaşırmış. Sadece karaciğeri biraz şişmiş ama böbrekleri gayet iyi. Pek çok soru arasında doktoru Roner Mendoza basına yaptığı açıklamada durumu özetliyor: “O yürüyen bir mucize.”

.

https://turkpermit.com.tr/

Yorum Yapın

Cevap Verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arşiv

Takvim

Temmuz 2021
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Copyright © 2019 Foreigners News

Translate »